Şirketlerde Yöneticilik Rolünün Delegasyonu İçin Nelere Dikkat Edilmeli?

Updated: Apr 19



Kendisini kral zanneden bir hastayı tedavi etmek için kliniğe götürmek isteyen doktor bir süre hastayı uzaktan gözler. Ve en sonunda bir strateji geliştirip hastanın önünde eğilir ve kollarını uzatarak adama kliniğin anahtarlarını uzatır ve der ki;


“Majesteleri, şehrin anahtarları bende değil, sizde durmalı.”


Günlerdir konuşmayan ve etrafı bir kral edası ile süzen hasta ilk defa konuşur;


“Bayım ikimizden biri çok fena kafayı yemiş!”


Bu hikayeyi ilk duyduğumda “Hastanın kral rolü yapması, aslında içten içe kral olmadığını bilmediği anlamına gelmiyor.” demek ki diye düşünmüştüm. Elbette psikoloji alanında uzman kişiler bu olayı çok daha bilimsel şekilde açıklar ama benim bu hikayeyi anlatma sebebim çok sık gözlemlediğim bir olayı anlatmak için sizleri hafif gülümseten bir giriş yapmaktı.


Şöyle ki; Birçok şirket uzun yıllar birlikte çalıştığı insanları bazen güvendikleri için, bazen kurumu en iyi bu kişiler bildiği için, bazen tecrübelerinden dolayı ya da bunlar gibi sayacağımız farklı nedenlerle yönetici yapıyor. Özünde yöneticilik yapmak istemeyen ama bir şekilde, başka kimse olmadığı için, kariyer yolunda ilerlemek için ya da maaş artışı almak gibi nedenlerle, mecbur kalarak bu pozisyona gelen kişilerse bir süre sonra bu rolü kabul etmek ve oynamak zorunda kalıyor.


Olmadığın bir kişiyi rol icabı oynamanın, yetkinliklerine sahip olmadığın bir koltuğu doldurmaya çalışmanın zorluğu, gün geçtikçe bu kişilerin etraflarına bir güvenlik kabuğu örmelerine ve kendilerini eleştiren, yadırgayan bakışlardan korunmak için, içten içe hazır olmadıklarını bilseler de dışarıdan rollerine sıkı sıkı sarılmalarına neden oluyor.


Dışarıdan baktığınızda zorunluluktan yönetim kademesine gelen yöneticiler, aynen yukarıdaki hikayedeki gibi içlerinde kendilerinin de inanmadığı ama bakıldığında rolünü sahiplenen hatta oynadığı rol ile bütünleşmiş bir tutum sergiliyorlar.


Ama ne zaman samimi bir muhabbet başlasa, aslında bu görevde olmak istemediklerini, yönetimle ilgili eğitim, bilgi gibi eksiklerinin olduğunu, ama insanların onlardan ciddi sorumluluklar, kararlar beklediğini ve bu yükün altında ezildiklerini açıklıkla ifade ediyorlar.


Hangi yöneticiler bu durumu daha çok yaşıyor?


Örnek vermek gerekirse; kurucusu yönetim kuruluna çekilmeye karar veren ve içeriden güvendiği birisini genel müdür yapan şirketler, bir girişim kuran başarılı bir mühendisin birden kendini onlarca kişiyi yönetir halde bulduğu girişimler, çok başarılı bir arge mühendisinin ar-ge takımının başına getirilip ar-ge direktörü olduğu kurumlar gibi birden kendisini yöneticilik yapmak durumunda bulan ve fakat buna ne eğitim, ne bilgi ne de henüz ruhen hazır olmayan tüm kişileri sayabiliriz.


Peki hazır olunmayan rolü oynamak nelere sebep oluyor?


“İnsanların anahtarları size teslim etmesine.”


Bir şekilde yöneticilik rolü artık bu kişilere biçildiği için herkes onlardan çok daha ciddi sorumluluklar, daha ciddi kararlar bekliyor. Düne kadar normal sayılan hataları, artık acımasızca eleştiriliyor. Ve eğer hikayedeki kadar cesur değilse bu kişiler, rollerini eksik gedik oynamaya devam ediyorlar. Ve böylece; Yönetilemeyen takımlar, yanlış yönetilen süreçler ve tabi ki yönsüz kalmış şirketler oluşuyor. Kurumlarda büyük liderlik krizleri yaşanıyor. Şirketin kültürü istifalar, anlaşmazlıklar, çekişmeler yumağı haline geliyor. Ve tüm bunlar,


“Bilinmeyen bir rolün oynanmaya çalışılmasının sancıları”.


Bir düşünsenize gerçek bir tiyatro eğitiminiz yokken, sadece tiyatro oyunlarını izlemişliğinize ve kitap okumuşluğunuza güvenerek, size deseler ki “haydi Shakespeare'in dünyaca ünlü Hamlet eserini sergileyeceğiz ve sen de Hamlet’i oynayacaksın?” Bu rolü kabul eder miydiniz? Ya da kabul etmek için nasıl bir desteğe ihtiyacınız olurdu?


Sırf yıllardır o tiyatroya gelip gittiniz diye, çok iyi bir okuyucusunuz diye ya da tiyatro alanında teknik deneyiminiz var diye bu rol size verilebilir miydi?


Bence yöneticilik rolünün de bundan hiçbir farkı yok. Çünkü bir şirketi, bir takımı ya da bir süreci yönetmeye talip olmak çok ama çok ciddi ve zor bir role soyunmak anlamına geliyor.


Peki o halde delegasyon yaparken ne yapmak gerekiyor?


Öncelikle yönetim kademesine gelecek kişinin bu görevi gerçekten isteyip istemediğini, neden istediğini ve bu göreve uygun olup olmadığını anlamak ilk ve en önemli adımlardan biri. Sonra bu kişinin;

Yönetim ve liderlik süreçleri ile ilgili düzenli eğitim almasını sağlamak,

Yönetim ve liderlik süreçleri ile ilgili sistemli mentorluk ve koçluk desteği olmasını sağlamak,

Takımından ve birlikte çalıştığı kişilerden geri bildirim alarak sürekli gelişimini desteklemek gerekiyor.


Bunlar ilk başta yapılması gerekenler. Mutlaka başka adımlarında eklenmesi gerekecektir uzun vadede. Ama bu adımları atlayarak delegasyon yapmak çok büyük hata olur.


Ve tüm bu adımları tamamladığınızda, artık “yönetici rolü yapan” bir kişiye değil, “gerçek bir yöneticiye” işinizi, takımlarınızı ve şirketinizi emanet etmiş olursunuz.


Güzel bir gün diliyorum….

Şeffaf_idea_coaching_logo.png

ideacoaching

İdea Koçluk Eğitim Danışmanlık AŞ

Maidan Ankara, Mustafa Kemal Mahallesi,

2118. Cadde, A Blok, No:37   
Çankaya / Ankara

0-(312)-286 56 46

  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon
  • Black Instagram Icon