BlockChain yeni internet mi?

Updated: Oct 26, 2018



Internet


Internet ile ilk tanıştığımda (www’den bahsediyorum) ODTÜ’de öğrenciydim. Bilgisayar lab’larında asistan olan bir arkadaşım, dağcılık baraka binasının (eski bir dağcıyım) önünde boş boş takılırken, kolumdan tuttuğu gibi beni bilgisayar labına götürdü. Hayatımda ilk defa browser gördüm ve girdiğimiz ilk site de sanırım nba.com'du. “Sanırım” diyorum çünkü Shaquille O’Neal’ın fotoğrafını indirmeye çalışıyorduk ve fotoğraf yüklenmeye başladıktan bir süre sonra sıkılıp yemeğe gittik.


Şimdi burada “Internet’in beni ne kadar etkilediğini ve bana nasıl ilham verdiğini, sabahlara kadar bilgisayar lablarından çıkmadığımı ve deli gibi programlama öğrenip, bir sürü işe imza attığımı” falan anlatmamı bekliyorsunuz. Ama maalesef hiç de öyle olmadı. Zerre kadar etkilenmemiştim! Yemekten döndüğümüzde fotoğrafın yarısı inmişti. “Kimse bir fotoğrafa bakmak için bu kadar beklemez, gazete ve dergide anında görebilirsin.” diye düşünmüştüm.


Zamanla bağlantı hızları arttıkça, ben de interneti daha fazla kullanır oldum. Lablarda, evde, internet başında daha fazla zaman geçirir oldum. Daha sonra bu teknoloji, arkadaşlarımla birlikte yıllar sürecek iş ortaklığına dönüştü ve bir çok başarılı işlere imza attık.


Yukarıdaki hikayeyi anlatmamın sebebi o zamanın, sıradan “Average Joe“ diye tabir edilen bir kullanıcı olarak benim tepkim herkes için geçerliydi. Bir şeyi bulmak istediğinizde Gopher kullanırdınız, Pine ile mail atardınız, multiplayer oyun oynamak için ise text bazlı MUD oynardınız. Hatta o dönem kütüphanede bulduğum “Internet for Dummies” kitabında “www” en son anlatılan konuydu ve “www diye bir şey var. Gelecekte tutacak mı? Zaman gösterecek.” gibi bir görüş vardı.


İlk Yıllar


90’ların sonunda internet tüm dünyayı sarmaya başladı. 2000’lerin başında artık heryerdeydi. Hala ne olduğunu anlamayan, bir sürü şüphe ile yaklaşan insan vardı. İnsanların genel tavrı, bulundukları status quo’nun değişim ile tehdit edildiğini hissettiklerinde, değişimin (disruption) niteliğine bakmaksızın, onu kabullenmek yerine, hayatta kalma içgüdüsü ile savunmaya geçerler, saldırganlaşabilirler veya yok sayarlar. İşte “eski ekonominin” insanlarının bir çoğu bunu yaptı ve kaybolup gittiler. Kucaklayanlar ise kazandı.


Internet diye bir şey artık hayatımıza girmişti, Her yerde ilk bir kaç ay bedava kullanım paketleri ile bedava internet üyelikleri dağıtılıyordu. Kimsenin aklına daha kişisel bilgilerinizi toplamak gelmediğinden, ve üyelikler cd’de verilen bir kullanıcı adı ve şifre olunca uzun süre bedava internet kullandım.


Geceleri evlerden gelen ICQ’nun “ao” sesleri ile insanlar sabahlara kadar oturuyor, uykusuz geceler, internette tanışanlar, evlenenler, web sitesi yapmaya çalışanlar, HTML öğrenenler, siyah ekranlarda apache server kurmaya çalışanlar, front page mi, dreamweaver mı? Php’mi perl mü? Internet üzerinde uygulama (o devirde uygulama mı?) geliştirmeyi kariyeri için seçenek olarak görmeyen bilgisayar mühendisleri, seçenlerin ise hacker/webmaster olarak tabir edildiği bir dünya. Internet herkesin kullandığı ama tam olarak ne işe yaradığını bilemediği bir medya olarak yavaş yavaş televizyon ve radyonun yanında yerini alıyordu.

Internet’ten para kazanıyorsanız, o devirde kimse sizin ne yaptığınızı anlamıyor ve saatler süren konuşmaların ardından alabileceğiniz en iyi sonuç: “Nasıl yani sen şimdi somut olmayan bir şeyden mi para kazanıyorsun?” Işte ben ve arkadaşlarımın durumu tam olarak buydu. Aileme ve arkadaşlarıma uzun yıllar nereden para kazandığımı anlatamadım. Anlayabilmeleri için web 2.0 ve sosyal medyanın tüm dünyada kullanılabilir hale gelmesi gerekti.


Web 2.0


2000’li yılların başında patlayan bir “dot com bubble” insanların internete olan güvenini sorgulamasına sebep oldu. Kullanım düşmese bile yatırımcıların çok kısa bir süre de olsa bu sektöre olan güvenin sorgulamasına sebep oldu. Bu durum sosyal medyanın patlaması ile tamamen unutuldu ve kimse krizi hatırlamadı bile. Aslında çok basit bir teknoloji ve arkasına yapıştırılan bir terim bütün işin seyrini değişmesine sebep oldu. AJAX (Asynchronous JavaScript And XML) ve Web 2.0. Elbette tüm gelişmeyi tamamen buna bağlamamak gerek ancak yine de yeni bir devrin başlangıcı olarak tanımlanabilir. Bu durum yeniden girişimciler ve yatırımcıların ilgisi fazlasıyla internete ve onun üzerine kurulan iş modellere dönmesine sebep oldu.


AJAX ve web 2.0 ile birlikte aslında çok basit bir şey mümkün kılındı. Sunucu ile istemci arasında gerçek zamanlı asenkron iletişim gerçekleşti ve ölçeklendi. Tek yönlü bir iletişim yerine, iletişim birden hızlandı ve herkes birbiri ile hızlı iletişim kurabilir hale geldi. İletişim, bilginin miktarını arttırdı. Bilginin miktarı insanları daha fazla internete çekti. Bilgi önemli bir değer (asset) haline geldi. İşletme ve ekonomi bölümlerinde bilginin nasıl bir asset olabileceği konusunda çalışmalar başladı. Şirketler geleceğe dönük değerlemeler üzerinden, sahip oldukları güçlü insan kaynağı ve bilgi üzerinden, hatta üye sayısı üzerinden çılgınca değerlemelere satıldı. Tek kuruş para kazanmamış ve hatta gelir modeli üzerine hiç düşünülmemiş Instagram, 1 milyar dolara satıldı.


Internet devrimini, mobil takip etti. Daha fazla insan online oldu. Daha fazla bilgi yaratıldı ve daha fazla veri üretildi. Daha fazla veri daha büyük sistemler, daha büyük sunuculara yol açtı. Sunucuların gücü yetmedi ve bir araya gelerek bulut oldular. Bulut ile birlikte veri işleme kabiliyeti arttı veri tabanları Büyük Veriye döndü. İşlemci gücü arttı, ML ve AI gelişti, mobilin desteği ile IOT çıktı ortaya. Artık her sene en az bir eskisini yıkan/tehdit eden bir teknoloji (disruption) görür olduk. Ve son olarak Bitcoin ve kripto paralar ile ortaya Blockchain çıktı.


Peki Blockchain ne kadar yıkıcı?


Blockchain —> Yeni Internet mi?

Hem evet hem hayır. Teknik olarak yeni internet değil, onun üzerinde çalışan bir şey ancak yıkıcı yönü, en az internetin yarattığı etki kadar yıkıcı olacak.


Blockchain kökü distributed systems’a dayanan internet üzerine kurulan bir teknoloji. Satoshi Nakamoto’nun Bitcoin üzerine yazdığı makalesi üzerine blockchain teknolojisi popülerleşti. Blockchain tıpkı internet gibi yıkıcı bir teknoloji. İnternet alışkanlıklarımızı değiştirdi. Alışveriş yapma şeklimizi iletişim kurma şeklimizi ve iş yapma şeklimizi kökünden değiştirdi ve değiştirmeye devam ediyor.


Eğer geçmişe gidip insanlara aşağıdakileri söyleseydiniz size ne derlerdi?


20 sene önceye gidin ve o zamanlarda yaşayan bir insana; Tüm aile albümünüzü bütün dünyanın görebileceği hale getireceğiz. Hatta bunu siz çok isteyeceksiniz ve en çok çekmeyi seveceğiniz fotoğraf “denize karşı uzattığınız ayaklarınız” olacak.


15 sene öncesine gidin ve şunu söyleyin: İnternetten herşeyi satın alabileceksiniz hatta ayakkabı, gözlük bile. Hatta bu ayakkabıları dünyanın bir ucundan denemeden getireceksiniz, ayağınıza olmazsa geri gönderebileceksiniz.


10 sene öncesine gidin ve çalışan bir beyaz yakalıya: Email yerine mesajlaşma servisleri ile işlerimizi yapacağız. Email, geçmişteki mail gibi yavaş kalacak.


5 yıl önceye gidin ve piyasada binlerce para olacak, bunların borsası olacak, hatta her kurulan şirket kendi parasını basıp bunları halka arz gibi piyasa sürüp milyonlarca dolar kazanacak. Ve bu yaptığınız yatırımlardan para kazanacaksınız. (Hala gerçekçi değil ama oluyor işte.)


Bu sorulara o zamanın alfaları ve futuristleri dışında herkes çekince ile cevap verir hatta büyük ihtimalle olmayacağını söylerdi.


Blockchain içinde durum aynı şekilde geçerli. Bu sefer daha temkinliyiz hepimiz. İnterneti gördük, Mobile’i gördük, kullanıcı alışkanlıklarının değiştiğini geleceğin hiçbirimizin tahmin edemeyeceği gibi şekillediğini gördük. Blockchain ile bir şeyler yapılacak ancak ne olacağını kimse bilmiyor, ya da çok popüler olduğu için hepimiz “mış” gibi yapıyoruz ve projeler geliştirmeye çalışıyoruz.


Kripto paralar ve ödeme sistemleri bu teknolojinin, buzdağının görünen kısmı. İnternet’in ilk yıllarında herkesin web sitesi yapması, html öğrenmesi, programlama ve script dilleri öğrenmesi, linux, öğrenmesi gibi şimdi herkes, Ethereum’da solidity ile smart contract yazmaya çalışıyor ya da Stellar ve ya Fabric gibi bir blockchain altyapısı kurmaya çalışıyor. Bir çok kurum bu teknolojiyi zoraki entegre etmeye çalışıyor. Bir çok girişimci yeni nesil business plan ile white paper yazarak bir problemi çözdüklerini iddia edip, ICO yapıp, token basıp fikrini fonlamaya çalışıyor.


Tıpkı internetin ilk yılları gibi bir kaos hakim ve daha balon patlamamış durumda. Ya da bazıları zaten bitcoinin hızlı düşüşü ile patladığından bahsediliyor. Ne olursa olsun temelde görünen bir gerçek var o da Kripto paralar ile birlikte Blockchain’in hayatımıza girdiği ve artık buradan geri dönüşün olmadığı bir yola girmiş durumdayız. Pandora’nın kutusu açıldı.


Internet ile değişen iletişim alışkanlıkları, kendimizi ifade etme biçimimiz, iş yapma şeklimiz. Internet dalgası globalizasyon yolunda dünyayı vurdu. Bu dalgadan en çok etkilenen öncelikle geleneksel medya şirketleri ve ticaret oldu. Bir çok gazete, dergi kapandı ve ya değişmek zorunda kaldı. Yeni nesil medya şirketleri ve medya ile karşılaştık. Bir çok büyük ve köklü mağazalar, e-ticaret platformlarının çıkışı ile işlerini kapatmak zorunda kaldı. IOT ve mobil teknolojiler ile birlikte üretim de değişiyor artık.


Şimdi ikinci dalga blockchain ile birlikte çok temel bazı değerler yeniden sorgulanıyor. Güven ve şeffaflık yeniden tanımlanıyor. Merkezi sistemlere dayanan bir otoriteye güvenirken, şu an bu teknoloji bizi otoritenin merkezsizleştirilmesine zorluyor. Kapalı olan sistemler yerine şeffaf görünebilir sistemler ön plana çıkıyor. Blockchain ile birlikte söylenen meşhur devletlerin yıkılması, merkezi otoritelerin tamamen ortadan kalkması gibi bir şey beklemiyorum ancak bu teknoloji ile birlikte bu tip yapılar yeniden tanımlanıp, adapte olmak zorunda kalacaklarına eminim.


Güven ve şeffaflık bu teknoloji dalgası ile değişeceğini düşündüğümüz en baştaki değerler ancak biraz daha ilerlediğimizde aklıma şu sorular takılıyor:

  • Akıllı kontratlar(smart contracts) ile birlikte acaba sahip olma (ownership), dürtümüz nasıl değişecek?

  • Herşeyin dijital karşılığının bulunabildiği bir dünyada paranın sistem içinde dönüşü nasıl etkilenecek?

  • ICO’ların dayattığı şeffaflık ile birlikte şirketlerin kültürleri, var olma şekilleri, ticari modelleri nasıl etkilenecek?

  • Şirketlerin kendi token’larını piyasaya bir değer(asset) olarak sürmeleri, kendi kripto paralarını yarattığı bir dünyada yatırımcılar, yatırım kuruluşları, fonlar nasıl etkilenecek?

  • Blockchain’İn şeffaf altyapısı ile birlikte tüm dünyada gerçek anlamda bir demokrasiye kavuşmamızı mümkün olabilir mi?

Tüm bu sorular merak uyandırıcı ve aynı zamanda tehlikeli de. Tehlikeli çünkü içinde yıkıcı inovasyon barındırıyor ve eğer internet dönemindeki gibi status-quo’yu korumaya çalışanlardansanız değişmek ya da adapte olmak zorundasınız anlamına geliyor. Değişim ve adaptasyon sancılıdır, ve yorucudur. Baş etmek içini iyi anlamak, çok çalışmak ve iyi hazırlanmak gerekir. (Bu adaptasyon konusu ayrı bir konun başlığı onun ile ilgili başka bir zaman yazarım.)


Kendi adıma geçmişe baktığımda dünyanın her yeni gelişen yıkıcı inovasyon ile daha iyi bir yer olduğunu düşünüyorum. Blockchain ile beraber hiç düşünmediğimiz teknolojilerin, ürünlerin ya da servislerin ortaya çıkacağını ve ya var olanların daha iyi versiyonlarını göreceğimizi düşünüyorum.


Peki siz bugünden geleceğe baktığınızda blockchain ile birlikte hayatımızda nelerin değişeceğini düşünüyorsunuz?


#blokzinciri #internet #teknoloji #inovasyon

195 views
Şeffaf_idea_coaching_logo.png

ideacoaching

İdea Koçluk Eğitim Danışmanlık AŞ

Maidan Ankara, Mustafa Kemal Mahallesi,

2118. Cadde, A Blok, No:37   
Çankaya / Ankara

0-(312)-286 56 46

  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon
  • Black Instagram Icon