Girişimciler için Romeo-Juliet Etkisi

Updated: Apr 19



Kendi işini kuran çoğu kişinin başına gelen bir durumla ilgili bu yazım.


Sizin de harika bir fikriniz mi var? Kimsenin sizin gördüğünüzü görmediğini mi düşünüyorsunuz? Etrafınızdakiler bir türlü sizi anlamıyor mu?


Evet gerçekten harika bir fikriniz olabilir. Ve henüz hiç kimsenin görmediği bir potansiyeli görüyor olabilirsiniz. Bu kesinlikle bir ihtimal.


Ama diğer taraftan bir de şu ihtimali gözden geçirmeye ne dersiniz?


Sizce fikrinize aşık olmuş olabilir misiniz? Fark etmeden psikolojinin Romeo-Juliet etkisi dediği durumu yaşıyor olma ihtimaliniz olabilir mi?


“Fikrinize ya da ürününüze aşık olmak. Herkese ve her şeye rağmen burnumuzun dikine gitmek.”


Eğer bu durum size de tanıdık geldiyse okumaya devam :))


Elbette yukarıdaki durumun aynısını bizde yaşadık. Ürünümüzü o kadar sevdik ki bildiğiniz aşık olduk. Sonra da onun hakkında yapılan hiçbir eleştiriye katlanamadık ve içimizden siz bilmiyorsunuz dedik.


Tabi bu süreçte insanın kafasını karıştıran şeyler oluyor. Örneğin başarıya ulaşmış girişimcilerin “ürününüze inanıyorsanız sonuna kadar sabredin” veya “vizyon zaten kimsenin göremediği resme denir” falan gibi sözleri akla gelince içinizden daha da gaza geliyorsunuz. “Doğru yoldayım bak başaranlar benimle aynı süreci yaşamış” falan gibi yorumlar yapıyorsunuz.


Ama insanın şunu ayırt etmesi gerekiyor; Bu sözlerin hangisini üzerime alınmalıyım ve hangisinin benim durumumla bir ilgisi yok!!


Neyse, bir gün alakasız bir konuda kafam dağılsın diye bir kitap okurken psikolojideki “Romeo-Juliet” etkisi karşıma çıktı. Hani gençlik çağlarında ailelerimizin tüm ısrarına ya da arkadaşlarımızın tüm uyarılarına karşın birisine her olumsuzluğuna rağmen aşık oluruz ya. İşte bu durumun adına yani “oyuncağı kucağından alınmaya çalışılan bir çocuğun onu iyice kucağına bastırması” haline Romeo-Juliet etkisi deniliyor. Bir düşünsenize psikolojide bir isim koyulacak kadar sık karşılaşılan bir durum.


Gözlerim birden kocaman açıldı ve içimden “Acaba mı!” diye düşündüm.

Ertesi gün gidip ofiste bunu anlattığımda, birlikte şu soruyu düşünmeye başladık; Bir Romeo-Juliet durumumu yaşıyorduk, yoksa kimsenin göremediğini mi görüyorduk? Peki bunu nasıl anlayabilirdik?


Tabi işin içine rakamlar ve pazarın gerçekliği girince durum netliğe kavuştu ve sorumuz çok hızlı bir şekilde cevabını buldu. Aşık olmuştuk :)) Ve istemeyerek de olsa Romeo’muzu orada bırakmamız gerektiğini anladık.


Bunu anlattım çünkü bir iş kurduğunuzda görünmez bir el (Adam Smith’in görünmez eli değil ama :), bir yerlerde zaman, para ve motivasyon için kum saatinizi baş aşağıya çeviriyor. Ve bu üçü o kadar hızlı aşağıya doğru azalarak akıyor ki, sonunda yanlış fikirlere, ürünlere aşık olmak ölümcül olabiliyor.


Evet ileride bunlara gülüp güzel anılar, öğrenmeler olarak anlatabiliyoruz. Ama tahmin edersiniz ki o an hiç de komik olmuyor. Hatta canınızı sağlam acıtıyor. Çünkü takımınız dağılıyor, içeride gerginlikler yaşıyorsunuz ve elbette paranız batıyor. Bunlar gibi bir sürü can sıkıcı şey.


Dinlediğim bir konuşmacı “Ürününüze değil, çözmek istediğiniz probleme aşık olun, o zaman eninde sonda doğru çözüm bulunur ve zamanınız boşa gitmez” dedi. Bence de çok doğru bir söz. Bu söz tüm girişimcilerin üzerine alınacağı bir söz olabilir işte.


Belki bugün oturup “Biz hangi problemi çözmeyi kafaya taktık? Hangi probleme aşık olduk?” gibi bir soruları takım olarak düşünmek, bizlere faydalı olduğu gibi size de faydalı olur.


Güzel bir gün diliyorum.


#girişimcilik #startup #ürün #fikir

Şeffaf_idea_coaching_logo.png

ideacoaching

İdea Koçluk Eğitim Danışmanlık AŞ

Maidan Ankara, Mustafa Kemal Mahallesi,

2118. Cadde, A Blok, No:37   
Çankaya / Ankara

0-(312)-286 56 46

  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon
  • Black Instagram Icon