Hayatın Bir Anlamı Olmalı



Hiç para kazanmak zorunda olmasaydım, tüm hayatımı nasıl geçirmek isterdim?

Bana göre cevaplaması en zor sorulardan biri.

Bu soruyu kendime ve etrafımdaki herkese soruyorum.


İlk kez soruyu duyduğunda insan hızlıca, tatil yapardım, gezerdim, uyurdum gibi cevaplar üretiyor. Sonra diyorum ki; Peki gezdin, uyudun, tatil yaptın. Sonra ne yapardın?

Yani hayatının geri kalan kısmını ne yaparak geçirirdin?


İnsanın her sabah yataktan kalkması için güçlü bir nedeni olmalı.

Eşine kahvaltı hazırlamanın, çocuğunu okula yetiştirmenin, evini geçindirmenin, iş yerindeki toplantıya yetişmenin ötesinde bir “neden”.

“Ben dünyaya bunun için gelmişim.” diyebileceği bir nedeni olmalı herkesin.

Var olma sebebini anladığı, hayatını anlamlandırdığı, güçlü bir nedenden bahsediyorum.


Ne zaman bu soruyu düşünsem, aklıma Mark Twain’in şu güzel sözü geliyor;

Bir insan için hayatında iki önemli gün vardır; Birincisi doğduğu gün, ikincisi neden doğduğunu anladığı gün.”

Neden doğduğunu anlamak, o nedeni bulmak kolay değil.

Ama o nedeni hiç aramamak, hiç onun üzerine kafa yormamak çok feci.


Belki kimileriniz bu satırları okuduğunda “İllaki bir neden mi olmalı? Belki de öylesine doğmuşuzdur.” diyebilir.

Ya öylesine doğmadıysanız! Ya bir anlamı varsa hayatta olmanızın! Bunu bilmek istemez misiniz?


Hem hangisine inanmak daha güzel? Var olmanızın bir nedeni olduğuna ve dünya için anlamlı olduğunuza mı? Yoksa bu dünyadan öylesine, gelişi güzel geçip gideceğinize inanmak mı? Hangisini tercih ederdiniz?


Ben evrendeki her varlığın içinde yaşadığı bütünün bir parçası olduğuna ve bu bütün için anlamlı olduğuna inanıyorum. Bu yüzden kendi var olma sebebimi bulmak için düzenli çaba sarfediyorum.


Bunun için birçok yöntem geliştirdim. Mesela etrafımda, var olma nedenini bulduğuna inandığım insanlara baktığımda çok bariz fark ettiğim bir şey var. “Eğer bu insanlar olmasaydı hayattan ne eksik olurdu?” diye bir soru sorduğumda cevabını çok açık görüyorum. Bu kişiler yaptıkları her ne ise bunu tutkuyla yapan, yaptığı işe değer katan, fark yaratan insanlar. Bu kişiler bir okulda öğretmen olabilir, bir saat tamircisi ya da bir müzisyen olabilir. İllaki dünyanın en başarılı bilim adamı ya da en ünlü ressamı olmasına gerek yok. Yani “dünyanın en’i” olmaları gerekmiyor. Tüm bu güzel insanların ortak olan yönü, her birinin yokluğunda dünya da neyin eksik olacağının çok net görünüyor olması. Çünkü bu netliği sağlayacak bir fark yaratıyorlar. Kendilerini bir değere çevirmişler. Su gibi, oksijen gibi başlı başına bir şeyi temsil ediyorlar. Mesela kararlılığı, mesela cesareti, sevgiyi, azmi…


O zaman bir yerden başlamak gerek. Belki ilk önce “Ben olmasaydım bu dünyada ne eksik olurdu?” diye bir soru sormak iyi bir başlangıç olabilir kendimize. Sonra aklımıza gelen her şeyi liste gibi alt alta yazmak.


Eğer “Hiçbir şey eksik olmazdı.” diyorsanız, kendinizi daha objektif gözle görmenin bir yolunu bulmalısınız. Yani kendinize dışarıdan bir yabancı gibi bakmayı daha iyi öğrenmeniz gerekiyor olabilir. Mesela siz olmasanız ailenizde ne eksik olurdu, arkadaşlarınız neyin eksikliğini yaşardı, iş yerinizdekiler, komşularınız neyden mahrum kalırdı? diye düşünmek işe yarayabilir.


Çocukluğunuzda, ilkokula giderken, arkadaşlarınızla oyun oynarken siz olmasaydınız neyi yapamazlardı ya da neyi eksik yaparlardı? Siz olduğunuz için ne daha iyi oldu ve oluyor? Belki etrafınızda size objektif yorum yapabileceğini düşündüğünüz kişilere “Ben olmasam hayatından ne eksilirdi? Ben olunca ne daha iyi oldu?” diye sormak kendinizi keşfetmenizi kolaylaştırabilir.


Sonra tüm bu listeyi iyice incelemeye başlamak gerekiyor. Sanki bir başkasının listesine bakar gibi incelemek. Nasıl bir insan görüyorsunuz? Sizce kim bu insan? Dünyaya ne için gelmiş olabilir? Bir film karakteri olsaydı kim olurdu? Neyi başarırdı? “Tam ne için biçilmiş kaftan.” dersiniz böyle özellikleri olan bir kişiye?


Tüm bunları oturup yazın. Hatta mümkünse bir deftere, kurşun kalemle. Kalem hışır hışır kağıdın üzerinde kayıp düşüncelerinizi bir resim gibi kağıda çizerken, siz de tamamlanan kendi portrenize bir de bu açıdan bakın. Sonra her gün biraz daha bu resmi tamamlayın, düzeltmeleri yapın.


Kim bilir belki siz de bu dünyaya neden doğduğunu anlayan o şanslı insanlardan olursunuz…

85 views
Şeffaf_idea_coaching_logo.png

ideacoaching

İdea Koçluk Eğitim Danışmanlık AŞ

Maidan Ankara, Mustafa Kemal Mahallesi,

2118. Cadde, A Blok, No:37   
Çankaya / Ankara

0-(312)-286 56 46

  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon
  • Black Instagram Icon